Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii | UNESCO 1366 Çivisiz Cami Rehberi
Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii rehberi: 1366'dan beri ayakta, çivisiz bindirme tekniği, 2023 UNESCO Dünya Mirası, kalem işi süslemeler ve Kastamonu konaklama.

Anadolu Türk mimarisinin en özgün ahşap camilerinden ve Türkiye'nin en köklü Beylikler dönemi yapılarından olan Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii, Kastamonu merkez ilçesine 18 km mesafedeki Kasaba köyünde, 1366 yılında Candaroğulları Beyliği döneminde inşa edilmiş, 658 yıldır ayakta duran eşsiz bir kültürel mirastır. Hiç metal çivi kullanılmadan bindirme tekniğiyle yapılmış olan bu küçük ama görkemli ahşap cami, halk arasında "Çivisiz Cami" olarak tanınıyor; iç mekanını süsleyen kök boyasıyla yapılmış kalem işi motifler, 14. yüzyıldan kalma sanatçı imzasıyla işlenmiş giriş kapısı ve dönemin estetik anlayışını günümüze taşıyan korunmuş yapısıyla, 2014'te UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne, 2023 Eylül ayında ise Suudi Arabistan'ın Riyad kentindeki 45. UNESCO Dünya Mirası Komite toplantısında resmen UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kabul edilmiştir. Bu rehberde size Mahmut Bey Camii'nin tarihini, mimari özelliklerini, UNESCO sürecini, kapısının çalınma hikayesini, ziyaret koşullarını ve Kastamonu'da konaklama önerilerini detaylı şekilde anlatıyoruz; tarih meraklıları, mimari severler ve Anadolu kültürünü keşfetmek isteyenler için hazinedir bu yazı.
Mahmut Bey Camii : Bir Bakışta
Mahmut Bey Camii hakkında bilmeniz gereken temel bilgiler:
- İnşa yılı : 1366 (hicri 768 Ramazan ayı)
- İnşa eden : Candaroğulları Beyliği hükümdarı Adil Bey'in oğlu Emir Mahmut Bey
- Konum : Kasaba köyü, Kastamonu merkez ilçesi (18 km mesafede)
- Boyutlar : 17,9 x 11,55 metre, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen plan
- Mimari teknik : Çivisiz bindirme tekniği (hiç metal aksam yok!)
- Ana taşıyıcı : 12 ahşap sütun
- Dış duvar : Moloz taş
- İç mekan : Tamamen ahşap (mihrap kısmında alçı)
- Süsleme : Ahşap üzerine kalem işi, kök boyalı renkler
- UNESCO Geçici Liste : 15 Nisan 2014
- UNESCO Dünya Mirası : 19 Eylül 2023 (Riyad, 45. Komite Toplantısı)
- UNESCO kategorisi : "Anadolu'nun Ortaçağ Dönemi Ahşap Direkli ve Kirişli Camileri" (5 ahşap cami serisi)
- Yıllık ziyaretçi : Ortalama 12 000 kişi
- Halk adı : "Çivisiz Cami"
Tarihçesi : Candaroğulları Beyliği'nin Mirası
14. yüzyılın ortasında Anadolu, Selçuklu Devleti'nin yıkılmasının ardından Beylikler dönemine girmişti. Batı Karadeniz Bölgesi'nde, Kastamonu civarında Candaroğulları Beyliği hüküm sürüyordu. Bu beylik, kültürel ve mimari miras olarak Anadolu'ya pek çok değerli yapı bırakacaktı; ancak bunların en özel olanı, küçük bir köy camisi olarak başlayan Mahmut Bey Camii olacaktı.
Hicri 768 Ramazan ayında (miladi 1366) Candaroğulları hükümdarı Adil Bey'in oğlu Emir Mahmut Bey, Kasaba köyünde bir cuma camisi (ulu cami) yaptırdı. Giriş kapısının üstündeki küçük mermer kitabe bu inşa tarihini bugüne kadar taşıyor. Caminin yapılış amacı sıradan bir köy mescidi değildi; cuma namazlarının kılındığı, beylik döneminin önemli dini yapılarından biriydi. Yanı sıra yapıya bitişik bir okul binası, hazirede aile mezarları ve yakındaki bir hamam ile birlikte adeta küçük bir külliye oluşturuyordu.
1374 tarihli Mahmut Bey Vakfiyesi'nde camiye bağışlanan araziler kayıt altına alınmıştır. Mahmut Bey'in 1370 yılında vefat eden oğlu Mehmet Bey'in lahidi de eskiden hazirede bulunan türbedeydi; 1940'lı yıllarda Kastamonu Arkeoloji Müzesi'ne taşınmıştır. Cami, asırlar boyunca pek çok onarımdan geçti; son restorasyonlar 2007 ve 2008 yıllarında tamamlandı. 2005 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçen yapı, 658 yıl boyunca kesintisiz biçimde dini bir mekan olarak işlev gördü; bu uzun ömrü dendrokronolojik analizlerle de bilimsel olarak doğrulandı.
Çivisiz Mimari : Nasıl Mümkün?
Mahmut Bey Camii'ni dünya çapında özel kılan en önemli özellik "çivisiz" inşa edilmiş olması. Peki bu nasıl mümkün? Cevap, Türk ve İslam mimari geleneğinin köklü bir tekniği olan bindirme (geçme) tekniği'nde gizli.
Bu teknikte ahşap parçalar birbirine geçecek şekilde özel kesimlerle hazırlanır; her parça, kendinden önceki ve sonraki parçayla geometrik bir kilit sistemi oluşturur. Yapısal yük, bu kilitli ahşap sistemi üzerinden temelden çatıya kadar dağıtılır. Metal çivi, vida, yapıştırıcı veya başka hiçbir bağlayıcı malzeme kullanılmaz. Her ahşap parça hem fonksiyonel hem de süslemeye katkıda bulunan bir bileşendir.
Caminin çatısı da aynı teknikle inşa edilmiş; 12 ahşap sütun ana yükü taşıyor, üst örtüde bindirme tekniği uygulanıyor. Bu yapı sistemi sayesinde bina, asırlarca dayanıklılığını korumuş. Üstelik küçük bir bina ölçeğinde bu kadar dayanıklı bir yapı kurmak, dönemin marangoz ustalarının ne kadar yetenekli olduğunu da gösteriyor.
Caminin yapısal özellikleri:
- Dış duvarlar : Moloz taş (yerel malzeme)
- İç mekan : Tamamen ahşap (Kastamonu ormanlarının zengin kaynağı)
- Sütunlar : 12 adet ahşap sütun (kubbesiz harim düzeni)
- Tavan : Ahşap bindirme tekniği, çivisiz
- Mihrap : Alçı süslemeli (iç mekandaki tek alçı kullanımı)
- Minare : Sonradan eklenmiş, taş temel üzerine ahşap
- Pencere çerçeveleri : Alçı süslemeli
- Giriş kapısı söve ve lentolar : Mermer
Kalem İşi Süslemeler : Ahşap Üzerine Bir Sanat Şöleni
Mahmut Bey Camii'nin diğer şaşırtıcı özelliği, iç mekanının tamamına yayılan ahşap üzerine kalem işi süslemeler. Candaroğulları Beyliği döneminden günümüze ulaşan yapılar arasında, ahşap üzerine kalem işi sadece Mahmut Bey Camii'nde görülüyor. Bu özellik onu sanat tarihi açısından da eşsiz kılıyor.
Kalem işi tekniği, ahşap yüzeylere doğal boyalarla motiflerin ince fırça darbeleriyle işlenmesi anlamına geliyor. Mahmut Bey Camii'nde kullanılan renkler malzemenin dokusuna uygun olarak seçilmiş:
- Kiremit kırmızısı : Hakim renk, sıcaklık katıyor
- Kahverengi : Ahşap tonlarıyla uyumlu zeminler
- Sarı tonları : Detay vurguları ve süsleme aksanları
- Kök boyası : Doğal pigment, asırlar geçse de canlılığını koruyor
Motifler arasında geometrik desenler, bitkisel süslemeler (rumi, palmet), hat sanatı örnekleri ve dönemin tasvir geleneğine uygun soyut kompozisyonlar var. Bu süslemeler, hem dönemin estetik anlayışını hem de Candaroğulları Beyliği'nin sanata verdiği değeri günümüze taşıyor. Asırlar geçmesine rağmen orijinal halini büyük ölçüde koruyor olması, yapı içinde elektrik tesisatının bulunmamasıyla da kısmen açıklanıyor; yangın tehlikesini azaltan bu önlem aynı zamanda iç mekanın orijinal atmosferini korumuş.
Kapısının Hikayesi : Sanat Şaheserinin Çalınması ve Geri Dönüşü
Mahmut Bey Camii'nin en görkemli öğelerinden biri giriş kapısı. Türkiye'de eşine az rastlanan bu sanat şaheseri kapı, 14. yüzyılda yaşamış Ankaralı Nakkaş Mahmut oğlu büyük ahşap ustası Hakkak Abdullah tarafından işlendi. Geometrik ve bitkisel motiflerin girift detaylarla buluştuğu kapı, dönemin ahşap oymacılık sanatının en zarif örneklerinden.
Ancak bu eşsiz eserin trajik bir hikayesi de var. 1977 yılında orijinal kapı çalındı; kayıp yıllar süresince Türkiye'nin gündeminde olan bir kültürel kayıp olarak konuşuldu. Daha sonra Manisa'da bir okul bahçesinde bulundu ve büyük bir kurtarma operasyonuyla geri getirildi. Bugün orijinal kapı, Kastamonu Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesi'nde muhafaza altında ve sergileniyor.
Camide bugün gördüğünüz kapı ise Kastamonu'nun en eski ahşap oymacılık ustalarından Hikmet Değirmencioğlu tarafından, orijinaline sadık kalınarak yapılmış bir kopya. Kopya da kendi başına bir sanat eseri; ancak bu çalınma hikayesi, kültürel miras korumasının ne kadar önemli olduğunu hatırlatan acı bir ders. Kapıdaki marangozluk tekniği ve girift yazılar, Hakkak Abdullah'ın aynı zamanda Kastamonu'daki İbn Neccar Camii kapısını da inşa etmiş olabileceğini düşündürüyor; aynı el, aynı imza.
Mahmut Bey Camii'nin minberi de Hakkak Abdullah'ın eseri olarak değerlendirilmiş; ancak günümüze çok az parçası ulaşmış. Yine de Anadolu'da bu denli erken bir döneme ait orijinal ahşap işçiliğin günümüze kadar gelmiş olması, başlı başına bir mucize.
UNESCO Süreci : 9 Yıllık Yolculuk
Mahmut Bey Camii'nin UNESCO Dünya Mirası unvanına giden yolculuğu uzun ve kararlı bir çabanın ürünüydü. Süreci kısaca özetleyelim:
- 15 Nisan 2014 : Kastamonu Valiliği öncülüğünde başlatılan çalışmalarla cami, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındı
- 2018 : Ulusal Geçici Liste'ye "Anadolu'daki Ahşap Çatılı ve Ahşap Taşıyıcılı Camiler" başlığıyla seri başvuru olarak girildi
- 2019 : Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) koordinasyonunda "UNESCO Masası" kuruldu; sistematik çalışmalar başladı
- Ocak 2020 : Diğer dört şehirdeki (Afyonkarahisar, Ankara, Eskişehir, Konya) ahşap cami temsilcileriyle ortak toplantı yapıldı; seri başvuru süreci resmen başladı
- 2020-2023 : Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda Alan Yönetimleri kuruldu; dosyalama, akademik çalışmalar ve uluslararası uzman görüşleri toplandı
- 10-25 Eylül 2023 : Suudi Arabistan'ın Riyad kentinde 45. UNESCO Dünya Mirası Komite Toplantısı düzenlendi
- 19 Eylül 2023 : Yapılan değerlendirmeler sonucunda "Anadolu'nun Ortaçağ Dönemi Ahşap Direkli ve Kirişli Camileri" kategorisinde Mahmut Bey Camii UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kabul edildi! 9 yıllık süreç böylelikle muhteşem bir sonuçla bitti.
Bu unvanla birlikte Türkiye'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki 21. değeri olarak Mahmut Bey Camii tarihe geçti. Seri başvuru, Türkiye'nin 5 farklı ilinden ahşap camilerin (Afyonkarahisar Sivrihisar Ulu Cami, Ankara Aslanhane Camii, Eskişehir Sivrihisar Ulu Cami, Konya Beyşehir Eşrefoğlu Camii ve Kastamonu Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii) ortak miras olarak değerlendirilmesini sağladı.
UNESCO tescili sonrası Kasaba Köyü çevresinde yeni akademik kazılar başladı. Camiye yaklaşık 50 metre uzaklıkta bulunan 1930'lara kadar kullanılan tarihi hamam restore edilmek üzere; Karabük Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Anar Azizsoy'un akademik danışmanlığında 14. yüzyıl Türk yerleşiminin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Yani sadece cami değil, tüm köyün tarihsel dokusu giderek daha iyi belgeleniyor.
Ayrıca, UNESCO tescil sonrası Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü Mahmut Bey Camii için 925 ayar gümüşten hatıra parası bastı; 3 000 adet limited üretim olarak satışa sunuldu. Camiler serisinin 4. numarası olan bu hatıra para, koleksiyoncular ve tarih meraklıları için özel bir armağan.
Ziyaret Koşulları : Önemli Bilgiler
Mahmut Bey Camii'ni ziyaret etmek isteyenler için bilinmesi gereken birkaç önemli husus var:
Ziyaret Saatleri ve İbadet
Cami günümüzde yangın tehlikesi nedeniyle elektrik tesisatı bulunmuyor. Bu, hem orijinal atmosferi korumak hem ahşap yapıyı yangından korumak için bilinçli bir tercih. Bu nedenle:
- İbadet : Sadece Cuma namazlarında aktif kullanılıyor
- Diğer zamanlar : Ziyaretçilere açık (genelde 09:00-17:00 arası, sezon ve hava koşullarına göre değişebilir)
- Yaz aylarında ziyaret daha rahat (kış aylarında yol koşulları zorlaşabilir)
Ziyaret Kuralları
- Cami ahşap ve hassas bir yapıdır; içeride flaşlı fotoğraf çekimi önerilmiyor (boyaların korunması için)
- İçeride yiyecek-içecek yasaktır
- Ahşap zeminlerde topuklu ayakkabı önerilmiyor
- Cami ibadet yeri olduğu için uygun kıyafet tercih edilmeli
- Ziyaret sırasında yüksek sesle konuşmamak ve diğer ziyaretçilere saygılı olmak önemli
Çevredeki Diğer Görülecek Yerler
- Cami Hamamı : 1930'lara kadar kullanılmış, restore ediliyor
- Pazariçi Hamamı : Köyün diğer tarihi hamamı
- Ahşap konaklar : Köyde gözle görülür sayıda 19. yy ahşap konak var
- Köyde el yapımı ürün satan stantlar : Yöresel hediye alışverişi imkanı
Mahmut Bey Camii'ne Nasıl Ulaşılır?
Kasaba Köyü, Kastamonu merkezine yakın ve ulaşım nispeten kolay:
Özel Araç ile
Kastamonu şehir merkezinden Mahmut Bey Camii'ne yaklaşık 25 dakikada ulaşılıyor. Rotanız: Kastamonu-Daday (D30) yolunu takip edin, 15. kilometrede Kasaba Köyü sapağına girin, köy merkezine ulaştığınızda cami sapağı belirgin. Toplam mesafe 18 kilometre. Yol genelde iyi durumda; kış aylarında karlı koşullarda dikkatli sürüş gerekli.
Toplu Taşıma ile
Kastamonu köy garajından veya merkezden kalkan Daday minibüslerine binin. Kasaba Köyü sapağında inip kısa bir yürüyüşle camiye ulaşabilirsiniz. Minibüs sefer saatleri sezona göre değişiyor; özellikle hafta sonu gidişlerinizden önce sefer durumunu kontrol etmek faydalı.
Tur ile
Kastamonu'daki birçok turizm acentesi Mahmut Bey Camii ziyaretini yarım günlük tur programı olarak sunuyor; bu seçenek özellikle ulaşım sorunu yaşamak istemeyen ziyaretçiler için pratik. Rehberli tur deneyimi, caminin mimari ve tarihi detaylarını daha iyi anlamanızı sağlar.
Mahmut Bey Camii Ziyaretini Kastamonu Tatiline Nasıl Entegre Edersiniz?
Mahmut Bey Camii'ni tek başına bir destinasyon olarak değil, Kastamonu tatilinizin bir parçası olarak planlamak en mantıklı seçim. Yarım günlük bir Kasaba Köyü ziyaretiyle yetinmeyin; Kastamonu zengin bir kültürel ve doğal mirasa sahip:
- Sabah : Kastamonu Kalesi, Saat Kulesi, Nasrullah Meydanı ve tarihi çarşı
- Öğle : Kastamonu yöresel kahvaltısı veya öğle yemeği (pastırma, tirit, ekşili pilav)
- Öğleden sonra : Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii ve çevresi
- Akşam : Kastamonu çarşısında alışveriş, Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesi (Mahmut Bey'in orijinal kapısı burada!)
Daha uzun bir tatil planlıyorsanız, Kastamonu'nun bir diğer önemli destinasyonu olan Ilgaz Dağı Milli Parkı'na da gitmenizi şiddetle öneririz; Ilgaz Dağı Milli Parkı Rehberi 2026 : Kayak Merkezi, Pistler ve Konaklama blog yazımızda klasik Ilgaz ve modern Yurduntepe kayak merkezlerinin tüm detaylarını, sezon bilgilerini ve ulaşımı bulabilirsiniz. Kış aylarında kayak, yaz aylarında trekking ve doğa yürüyüşü için ideal bir destinasyon.
Kastamonu'da Konaklama : Mahmut Bey Camii Üs Noktası
Mahmut Bey Camii ziyaretinden en iyi şekilde faydalanmak için Kastamonu şehir merkezinde günlük kiralık daire kiralamak en pratik çözüm. Bu sayede hem camiye 18 km yakınlıkta hem de Kastamonu'nun diğer destinasyonlarına (kale, çarşı, müzeler) yürüme ya da kısa araç mesafesinde olursunuz.
Solo ziyaretçiler, çiftler veya iş seyahatçileri için Kastamonu Merkezde Minimal Tasarımlı 1+0 günlük kiralık ev mükemmel bir seçim; modern, sade ve şehir merkezinde konumlanmış. Sabah erken kahvaltıdan sonra Kasaba Köyü'ne doğru yola çıkmak, öğleden sonra Kastamonu çarşısında geri dönüş yapmak için ideal bir üs.
Aileler veya 4-6 kişilik gruplar için ise Kastamonu Kuzeykent Bölgesinde Modern 3+1 günlük kiralık ev daha uygun bir alternatif sunuyor; tam donanımlı mutfak, ferah salon ve aile dostu yapısıyla uzun konaklamalar ve grup turlar için pratik. Akşamları gün içi gezinin yorgunluğunu evde sıcak bir çay eşliğinde atlatmak, ailenizle birlikte yöresel ürünleri (Kastamonu pastırması, yöresel reçeller) tatma imkanı sunuyor.
Kastamonu'da diğer konaklama alternatiflerimizi görmek için Kastamonu günlük kiralık ev sayfamızdaki tüm ilanları inceleyebilirsiniz; her bütçeye ve her grup büyüklüğüne uygun seçenekler mevcut.
Mahmut Bey Camii Ziyaretine Dair Pratik İpuçları
- İyi mevsim : Nisan-Ekim arası en uygun; özellikle bahar ayları köy doğası açısından çok güzel
- Süre : Cami ziyareti 30-45 dakika, köy turu ile birlikte 1,5-2 saat
- Fotoğraf : Dış cephe ve kapı görselleri serbest; içeride flaşsız fotoğraf önerilir
- Rehber : Köyde bilgilendirme panoları var, ama mimari detayları anlamak için rehber tur tavsiye edilir
- Hediyelik : Köy meydanında el yapımı yöresel ürünler, ev yapımı reçeller, küçük ahşap eşyalar mevcut
- İklim : Kasaba köyü ormanlık bir bölgede; yaz aylarında ılıman, kış aylarında karlı; uygun kıyafet getirin
- Ücret : Cami ziyaret ücretsizdir; gönüllü bağış kutusu var
- Su ve atıştırmalık : Köyde sınırlı imkan; yanınızda getirin
- İmam ve görevliler : Caminin imamı Hüseyin Al, 20 yıldır görev yapıyor; ziyaretçilere caminin tarihi hakkında bilgi vermeye gönüllü
Mahmut Bey Camii'nin Önemi : Türkiye İçin Ne Anlama Geliyor?
Mahmut Bey Camii'nin değeri sadece kendisinin ötesinde; Türk medeniyetinin Anadolu'daki köklü mirasının bir simgesi olarak değerlendirilmeli. Birkaç önemli boyutu var:
Mimari değer : Türkiye'de çivisiz bindirme tekniğiyle yapılmış en eski ahşap camilerden biri. Bu teknik aslen Doğu Türkistan ve Orta Asya'dan Anadolu'ya taşınmış geleneklerden; Türklerin Anadolu'ya gelmeden önceki ahşap işçilik geleneğinin bir devamı. Bu yönüyle cami, Türk halk kültürünün taşınmaz bir belgesi.
Sanat tarihi değeri : Candaroğulları Beyliği döneminden ahşap üzerine kalem işi süslemenin günümüze ulaşan tek örneği. Diğer hiçbir Candaroğlu yapısında bu özelliği bulamıyoruz. Bu, dönemin sanat anlayışını anlamak için vazgeçilmez bir referans noktası.
Sosyal değer : 658 yıldır kesintisiz olarak köyün manevi merkezi. Daday ve Kasaba köyü halkı, camiyi gözlerinin önündeki canlı miras olarak görür ve sahiplenir. Yöresel halkın bu yapıya duyduğu saygı, kültürel mirasın korunmasının ne kadar topluma bağlı olduğunu gösteriyor.
Uluslararası tanınırlık : UNESCO Dünya Mirası unvanı, sadece Türkiye için değil, Kastamonu için de büyük bir kazanım. Bu unvanla birlikte cami uluslararası turist akışına dahil oldu; özellikle Avrupa'dan kültürel turizm odaklı ziyaretçilerin sayısı arttı.
E Odakirala ile Kastamonu'da Güvenli Konaklama
Mahmut Bey Camii ziyaretini de içeren bir Kastamonu seyahati planlıyorsanız, E Odakirala, doğrulanmış ev sahipleriyle güvenli bir konaklama deneyimi sunuyor. Şehir merkezi, Kuzeykent modern bölgesi ve Kastamonu'nun diğer önemli mahallelerinde Kastamonu günlük kiralık ev seçeneklerini görebilir, kendi profilinize en uygun konaklamayı bulabilirsiniz. Tüm ilanlar fotoğraf ve donanım açısından şeffaf şekilde tanıtılmıştır; rezervasyon öncesi tüm detayları net görebilir, ev sahibimizle doğrudan iletişim kurabilirsiniz.
Türkiye'nin saklı kültürel köşelerine dair daha fazla içerik için LinkedIn'de E Odakirala ve Facebook'ta E Odakirala sayfalarımızı takip etmeyi unutmayın; Anadolu'nun her köşesinden tarih, doğa, mutfak ve konaklama hikayeleri sizleri bekliyor.
658 Yıllık Bir Mucize
Anadolu Türk mimarisinin en eski ahşap camilerinden, Candaroğulları Beyliği'nin günümüze taşıdığı eşsiz miraslardan, çivisiz bindirme tekniğinin en görkemli örneklerinden, kalem işi süslemeleri 658 yıl boyunca canlı kalmayı başaran, 2023'te UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girerek Türkiye'nin 21. dünya mirası olarak tarihe geçen Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii; sadece bir cami değil, bir medeniyetin yaşayan belgesi. Kastamonu'ya gelmişken bu eşsiz hazineyi mutlaka ziyaret edin; Türkiye'nin neresinden gelirseniz gelin, bu yapı önünde duracağınız o dakika size kendi tarihinizi yeniden hatırlatacak. 658 yıl önce burada bir Candaroğlu beyi, çivisiz bir cami yaptırdı; ve o cami hala ayakta, hala bizimle. Bu hikayenin bir parçası olun.
